© Marpol TV 2015

SPORDA BAŞARININ 8 PÜF NOKTASI

Okulların kapanmasıyla birlikte başlayan yaz tatili, çocuklar için çok önemli bir fırsat sunuyor ki; bu fırsatın adı spor! Zira okul dönemi boyunca yeterince dışarı çıkamayan, okul ve ev arasında mekik dokuyan, dolayısıyla hareketsiz bir yaşantıyla karşı

karşıya kalan çocuklar artık bahçede ve parkta bolca zaman geçirme imkanına kavuşurken, dahası ailelerinin yönlendirmesiyle spora da zaman ayırabilecek. Acıbadem Fulya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı, Acıbadem Sports Spor Hekimi Prof. Dr. Tolga Aydoğ, “Her geçen gün televizyon, bilgisayar, internet, “play station” ve “game boy” gibi oturarak yapılan işlere daha çok vakit harcayan çocuklarımızı sokağa çıkarmak ve onların mümkün olduğunca çok hareketli bir yaşam sürmelerini sağlamak zorundayız” diyor. Prof. Dr. Tolga Aydoğ çocuklara küçük yaşlarda spor/ fiziksel aktivite ve egzersiz alışkanlığı kazandırılması gerektiğini belirtirken, bunları yaparken de onları yapılan işin sonucuna göre değil, düzenli ve keyif alabilecekleri şekilde organize etmek gerektiğini vurguluyor. Prof. Dr. Tolga Aydoğ hangi yaşta hangi spora başlanabileceğini ve sporda başarının 8 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

 

 

Bu yanlışa düşmeyin

Eğer sağlık ile ilgili herhangi bir engeli yoksa kesinlikle her çocuk her sporu yapabilir. Burada en önemli koşul, çocuğunuzun ilgi duyduğu, arkadaşları ile eğlenebildiği ve sizin kolaylıkla getirip-götürebileceğiniz bir spor kulübü tercih etmeniz. Eğer seçilen kulüp doğru ise ilk etapta seçilen sporun ne olduğunun; futbol, basketbol, voleybol, jimnastik, koşu, yüzme, tenis olmasının, seçilen sporun takım ya da bireysel spor olmasının fazla önemi yok. Çünkü çoğu sporda temel hareketler birbirinin çok benzeri olduğundan sporlar arasında geçiş yapılabiliyor.

 

Sevmediği alanda zorlamayın!

Çocuğunuzu kesinlikle sevmediği alanda zorlamayın; ona başka bir spor branşını deneme fırsatı verin, alternatif sunun. Çocuğunuzun sporu yaşam tarzı haline getirmesini istiyorsanız spora giderken mutlaka keyif alması ve çok istekli olması gerektiğini unutmayın.

 

Duygusal ve fiziksel olarak gözlemleyin

Sağlıklı olan hemen her kişinin, her yaşta her spora başlayabileceğini bilin. Burada ana kural yüklenme şiddetinin belirlenmesi ki bu görev iyi antrenörlere düşüyor. Bir spora başlayan çocuk, akranlarından çok hızlı bir gelişme gösteriyor ise kendinden daha büyüklerle ya da yavaş gelişme gösteriyorsa daha küçüklerle program yapabilir, bu açıdan eğiticilerin çocuğun gelişimini iyi izlemesi ve gereken düzenlemeyi yapması çok önemli.

 

Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırın

Çocuğunuza mutlaka sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırın. Beş ana gıdayı; makarna, ekmek gibi karbonhidratlar; tavuk, balık gibi protein; tereyağı ve zeytinyağı gibi yağ; sebze ve meyveden elde edeceğiniz vitamin ve mineraller; süt, yoğurt ve peynir gibi süt ürünlerinin tüketilmesi hedeflenmeli. Düzenli egzersiz/fiziksel aktivite ve spor yapan çocukların enerji harcaması arttığı için daha çok yemesi gerekiyor ki, ana gıdaların miktarını artırarak bunu çok rahat karşılayabilirler.

 

Siz de spor yaparak örnek olun

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı, Spor Hekimi Prof. Dr. Tolga Aydoğ “Spor/fiziksel aktivite ve egzersiz çocukların fiziksel, mental ve ruhsal gelişimini desteklediği gibi, özgüvenlerini, yeni arkadaş kazanmalarını sağlayan çok iyi bir araçtır. Yapılan birçok çalışma düzenli spor/fiziksel aktivite ve egzersiz yapan çocukların okulda ve sosyal hayatta daha başarılı olduğunu, kendileri ile daha barışık ve daha sorumluluk sahibi olduğunu ortaya koymaktadır. Aileler bu nedenle çocuklarına çok küçük yaşlarda spor alışkanlığı kazandırıp, buna her ne pahasına olursa olsun devam etmelerini sağlamalıdır. Anne babanın da düzenli spor yapması çocuğu motive etmekte büyük rol oynuyor. Bu nedenle ebeveynler önce kendileri spor/fiziksel aktivite veya egzersiz yapıp çocuklarına iyi örnek olmalıdırlar” diyor.

 

Hırs yapmayın destekleyin!

Çocuğunuzu sabırlı, sakin ve düzenli olarak destekleyin. Sporda kazanmayı ana hedef olarak görmeyin; aksi halde kazanmayı ilk kriter olarak gören aileler çocuklarını istemeden de olsa yanlış yöne sürükleyebiliyor. Maçların sonunda bir taraf kazanırken bir tarafın yenileceğini unutmayın yenilgiyi olgun bir şekilde karşılayın. Onları ellerinden gelenin en iyisini yapmaya motive edin.

 

Antrenmanlara düzenli katılımını sağlayın

Spora gittiği yerin evine yakın olması da sporun devamlılığı açısından çok önemli. Aksi halde çocuğunuzu spora bir hafta götürüp, sonraki hafta götüremezseniz gereken alışkanlığı kazanamaz ve devamlılık sağlanamaz.

 

Sağlık kontrolünü ihmal etmeyin

Eğer çocuğunuzun herhangi bir sağlık sorunu yoksa, ailede 50 yaşından önce kardiyak problemlerden ya da bilinmeyen bir nedenden hayatını kaybetmiş kimse yoksa ve sürekli bir hekim kontrolünden (en son muayenesinden bu yana en fazla 6 ay) geçiyorsa, spora başlamadan önce yeniden sağlık muayenesinden geçmesine gerek yok. Ancak akut veya kronik bir hastalığı var ise spora başlamadan önce mutlaka ilgili hekim tarafından gözden geçirilmeli. Hekimin önerisi doğrultusunda bir takım kan tetkikleri ve kalp testleri yaptırılmalı. 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER