google.com, pub-6381434042405831, DIRECT, f08c47fec0942fa0

Yardımcıoğlu: Türk Lirası’nın değer kaybetmesine seyirci kalamayız!

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Yardımcıoğlu: Türk Lirası’nın değer kaybetmesine seyirci kalamayız!
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, Türkiye’nin kısavadeli dış yükümlülükleri yüksek, rezervleri düşük ve risk primi (CDS primi) yüksek bir ülke olduğuiçin Türk Lirası’nın (TL) her geçen gün değer kaybettiğini söyledi. Son 5 ayda TL’nin yüzde 12’yeyakın değer kaybettiğine dikkat çeken Yardımcıoğlu, değer kaybının önüne geçmek için bir an öncepotansiyel bir risk listesinin hazırlanması ve bu riskleri tek tek ortadan kaldırmaya yönelik hamleleryapılması gerektiğini belirtti.
Youtube Abone OL

BBP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, Türkiye ekonomisinin iç ve dış
dinamiklerini göz önünde bulundurarak Türk parasının itibarsızlaşmasına yönelik olarak partisinin
itiraz, tespit ve önerilerini paylaştı.
Doların, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin paralarına karşı değer kazandığını ifade eden
Yardımcıoğlu, en çok değer kaybeden paranın TL olduğunu belirterek; bugün itibarıyla CDS primi 400
baz puanın üzerinde bulunan Türkiye’nin yatırım açısından dünyanın en riskli üç ülkesinden biri
olduğunu kaydetti. TL’deki değer kaybının bir nedeninin de Türkiye’de yüzde 55 dolayında ölçülen
Dolarizasyonun büyük etkisi olduğunu aktaran Yardımcıoğlu, hükümete ivedi olarak Türk
ekonomisinin risk listesini belirleme ve bu riskleri ortadan kaldırma çağrısında bulundu.
BBP’li Yardımcıoğlu, “Dolar, gelişmiş ülke paralarına karşı değer kaybederken gelişmekte olan ülke
paralarından çoğuna karşı değer kazanıyor. En çok değer kaybeden para ise Türk Lirasıdır” dedi.
“TL, EN ÇOK DEĞER YİTİREN PARA KONUMUNDA”
ABD’de enflasyonun beklenmedik bir artış sergilemeye başladığına işaret eden Yardımcıoğlu, şöyle
konuştu: “Nisan ayında enflasyonun yüzde 0,8 olarak netleşmesiyle birlikte 12 aylık enflasyon
(tüketici fiyatları bazında) yüzde 4,2’ye yükselmiş durumdadır. Bu oran küresel krizin çıktığı 2008
yılından bu yana en yüksek enflasyon oranıdır. ABD Merkez Bankası FED’in uzun dönemli hedefinin
yüzde 2 oranında enflasyon olduğu dikkate alınırsa yüzde 4,2’lik oran ABD ekonomi için ciddi bir
tehdittir. İşte bu gelişmenin sonucu olarak dolar, diğer paralara karşı değer kaybedecektir. Ama bizim
gibi gelişmekte olan ülkelerde neden tam tersi bir netice ortaya çıkmaktadır? Günümüzde FED’in faiz
tavanı yüzde 0,25’tir. Bu oran 2020 Mart ayından beri aynı seviyede beklemektedir. Gerek
enflasyondaki yükseliş gerekse FED üzerindeki bu baskı doların diğer gelişmiş ülke paralarına karşı
değer kaybetmesine yol açarken; bizim gibi kısa vadeli dış yükümlülükleri yüksek, rezervleri düşük,
risk primi (CDS primi) yüksek olan gelişme yolundaki ülkeleri çok daha fazla etkilemektedir. Türkiye bu
konumda olduğu için TL, en çok değer yitiren para konumunda bulunuyor.”
“TÜRKİYE’NİN EKONOMİ İÇİ VE EKONOMİ DIŞI RİSKLERİ ÇOK YÜKSEK”
TL / Dolar kurunun yılbaşında 7,44 iken bugün 8,44 düzeyinde seyrettiğini dile getiren Yardımcıoğlu,
buna göre TL’nin son beş ayda yüzde 12’ye yakın değer kaybettiğini ifade etti. Yardımcıoğlu,
açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu sonuç üzerinde Türkiye’nin yaşadığı (yüzde 55 dolayında ölçülen)
Dolarizasyonun büyük etkisi vardır. Çünkü Dolarizasyon, dolarla işi olsun olmasın insanları dolarla
düşünmeye, ölçmeye ve hesaplamaya itmektedir. Türk Lirası’nın dolardaki değişimlerden, FED’’in
para politikasından bu kadar fazla etkilenmesinin temel nedeni Türkiye’nin ekonomi içi ve ekonomi
dışı risklerinin çok yüksek olmasıdır.

“TÜRKİYE, DÜNYANIN EN RİSKLİ ÜÇ ÜLKESİNDEN BİRİ”
Açıklamasında Türkiye’nin risk primi itibariyle dünyanın en riskli üç ülkesinden biri olduğuna dikkat
çeken Yardımcıoğlu, şunları kaydetti: “Bir ülkenin risk derecesini ölçen CDS primi 300 baz puanın
üzerindeyse o ülke aşırı riskli kabul edilir. Bugün itibarıyla 400 baz puanın üzerinde bulunan CDS primi
(risk primi), Türkiye’yi yatırım açısından dünyanın en riskli üç ülkesinden birisi konumuna
sokmaktadır. Bu görünümü tersine çevirmek için bugünden yarına kalmadan ülkemiz için potansiyel
bir ‘risk listesi’ çıkarmalıyız ve en kolay çözülebilir olanlardan başlayıp riskleri tek tek ortadan
kaldırmaya yönelik hamleler yapmalıyız. Eğer bugün, bunları yapmaya başlamazsak önümüzdeki
süreçte işlerimiz çok daha zorlaşacaktır.”
“MUHALEFET, YIKICI ELEŞTİRİDEN ÖTEYE BİR DAVRANIŞ SERGİLEMİYOR!”
Muhalefetin ekonomi söylemlerini de eleştiren Yardımcıoğlu, bu söylemleri samimi bulmadığını
belirterek ülke ekonomisinin girdiği zorlu süreçte muhalefetin de etkisi olduğunu söyledi.
Yardımcıoğlu, şu açıklamalarda bulundu: “Ülkede memleketin dâhilinde özellikle de iktidarı istediğini
söyleyenlere baktığımızda hiç böyle bir dertleri varmış gibi görünmemektedirler. Bu ise en üzücü olan
şeydir. Ellerinde sanki sihirli bir değnek varmış gibi neredeyse dokunarak düzelteceklerini
söylemekten başka bir şey yapmamaktadırlar. Ortaya koydukları bir kantitatif ve kalitatif veri de
mevcut değildir. Sadece konuşmaktadırlar ve yıkıcı eleştiriden öteye bir davranış
sergileyememektedirler. Bu muhalefetin bir kısmı dün mevcut iktidarla beraberdiler. Bugün işler kötü
gidiyorsa bunda o zevatların sorumluluğu nasıl olmaz. Sütten çıkmış ak kaşık gibi kendilerini ayrı bir
yere koymaları bu milletin aklıyla alay etmektir. FED politikalarının bir neticesi olarak gökten dolar
yağarken; Kemal Derviş programını ve IMF dayatmalarını uygularken bunlar sorun değildi ama şimdi
bir bakıyorsun birileri çıkmış kendilerini ayrı bir yere koyup, kerameti kendinden menkul kurtarıcı
rolüne bürünmektedirler. Ayrıca takriben 50 yıldır iktidara gelemeyen ve bu kafayla geleceği de
mümkün görünmeyen müzmin muhalefet partisinin ise bunları anlayacak bir çapı zaten hiç
olmamıştır. Ve günübirlik gündemlerin peşinden gitmenin bu ülkedeki hiçbir kişiye, kuruma ve
kuruluşa hiçbir faydası olmayacaktır.”

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
BAŞKAN OKAY’DAN ASKF’YE ZİYARETÖnceki Haber

BAŞKAN OKAY’DAN ASKF’YE ZİYARET

Mahir Ünal, “27 Mayıs darbelerin anası”Sonraki Haber

Mahir Ünal, “27 Mayıs darbelerin anası”

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar